Ingiltere Hükümeti 3 Mart 2010 tarihi itibari ile Tier 4 ( PBS) Puana dayalı vize sistemi dahilinde Genel ögrenci vizesine ( GSV) yeni düzenlemeler ve kısıtlamalar getirmiş bulunmaktadır.

Bu onemli değisiklikler içerisinde;

  • GSV : Genel Ogrenci Vizesine başvuruda bulunabilmek için aranan minimum ingilizce dil seviyesi A2 ( Elementary) den B1 (Intermnediate) seviyesine yükseltilmistir. Bu demek oluyor ki, B1 ( Intermediate) seviyesinden düşük seviyede olan öğrenciler ancak 6 ve daha kısa programlarda egitim alabilecekken, Student Visitor Vizesine (SVV) başvurmalari gerekecektir ve calışma iznine sahip olamayacaklardır.
  • Universite hazırlık ve Lisdans programlarında eğitim alacak ogreciler haftada 20 saat çalisabilecekken, bu seviyenin altinda eğitim alan ancak, uzun donem programlara katılan öğrencilerin çalışma saatleri ise haftada 10 saate düşürülmüştür.
  • Eş ve ailelerini yanlarında getirmek isteyen öğrenciler icin de oldukca ağır kurallar ve kıstlamalar getirilmiştir.

Daha birçok değisikliğin haberi beklenilmektedir. Özellikle de öğreniclerin Dil seviyelerini tanınmış , kabul görulen test merkezleri tarafindan onayli olmasi zorunlulugu getirilmistir.

Sponsor ...

... devamı >>>

İngiltere hükümeti Avrupa Birliği ülkeleri dişinda kalan ülkelerden öğrenci olarak gelecek kişilere sert onlemler getirme karari almiş bulunmaktadir. İngiltere iç işleri bakanlığı öğrenci vizesi uygulamasinin son yillarda çalisma ve ülkede yerleşme amaclari güden kişilerce suitimal edildiği gerekçesini savunarak, cok daha kati kurallar uygulama karari almis bulunmaktadir. Iç işleri bakani Alan Johnson ülkeye ogrenci vizesiyle basvuru yapacak kisiler için vize uygulamasını zorlastiracaklarini ve bu yönde geniş çaplı önlemler alinacağını açıklamış bulunmaktadır. Bakan Alan Johnson, AB ülkeleri dışından İngiltere`ye öğrenci olarak gelecek kişilere vize başvurularında kısıtlamalar getirileceğini ve bu uygulamanın birkaç hafta gibi kisa bir süre içersisinde hayata geçirileceğini belirtmiş bulunmaktadir.

Alan Johnson, bu yeni kısıtlmanın ülkeye oğrenci vizesiyle gelerek çalişanlari ve ülkeye yerleşenleri engelemek oldugunu aciklamistir. Johnson İngiltere`ye yasal yollarla eğitim almak icin gelen yabancı ögrencilere açik olduklarini ve buraya sadece çalişma ve yerleşme amaçli gelme niyetinde olan kişilere getirilen kisitlamalar olduğunu söylemistir.

Ingiliz Hükümetinin alacagi bati önlemler arasinda:

Öncelikle nerden başlamılıyım anlatmaya bilemiyorum. Sanırım Ingiltereye gitmemde bana büyük yardımları dokunan önce Berna hocama ardından hiç görmediğim halde sıcak ve samimi konuşmalarından tanıdığım Şeyda hanıma kocaman bi teşekkür ederek başlamak istiyorum. Hayatımda verdiğim en doğru karardı yurtdışına gitmek ve siz olmasaydınız nasıl olurdu bu bilemiyorum. Her konuda yardımlarını esirgemeyen oradaykende benimle ilgilenen bu insanları iyiki tanımışım diyorum.

Yazımı okurken kafanızdan eminim bir sürü soru işareti geliyor; ordayken nasıl bi hayat beni bekliyor, kimin evinde yada kimlerle yaşayacağım,okul nasıl olucak, bana nasıl bi fayda sağlayacak, oraya alışabilecek miyim… inanın ne olacagı bana anlatılmasına rağmen hala kafamın içinden geçiyordu buna benzer sorular, ancak oradayken tanıdığım ve dünyanın her yerinden gelen tüm arkadaşlarım bu tür soruları sormuşlardı kendilerine. Evet ingiltereye gidecektim Brighton ‘a. kesinleşmişti, vize alırkende benimle ilgilenen vize görüşmesine kadar hala telefonda konuştuğum Şeyda hanım ve Berna hocama bir kez daha iyiki vardınız demek istiyorum.

Korkulacak bişeyde yokmuş vizeyi almıştım, şimdi uçak biletindeydi sıra ...

... devamı >>>

Göçmen adayları için Kanada’yı cazip kılan unsurlardan biri ABD’ye sınır komşusu olması. Kanada’dan ABD’ye geçmek için ehliyetinizi göstermeniz yeterli. Her yıl 200 bin ile 250 bin kişiye kapılarını açan Kanada oldukça kozmopolit bir ülke. Farklı kültürlere açık olduğu için ırkçılık söz konusu değil. Kabul ettiği göçmenlere din, dil, ırk ayrımı olmadan barış içinde yaşama olanağı tanıması, ekonomik ve sosyal refah ülkesi olması, yaygın sosyal güvenlik imkanları Kanada’nın tercih edilmesinde etkili olan önemli unsurlar. Kanada’dan bir iyi haber daha var… Quebec, aynı ülke içinde olmasına rağmen farklı vize kuralları uyguluyor. Ülkenin özerk statüye sahip olan bu eyaleti, 2003’e kadar her yıl kabul edeceği göçmen sayısını yüzde 40 artıracağını açıkladı. Quebec için seçim kriterleri farklı. Bu eyalete göçmen olarak gitmek için başvurular Kanada’nın Suriye Şam Büyükelçiliği’ne yapılıyor.

Hak ve sorumluluklar

  • Göçmenler oturma izinleri devam ettiği sürece Kanada’da yaşama, okuma ve çalışma hakkına sahip ve Kanada vatandaşlarına tanınan tüm sosyal haklardan yararlanabilirler.
  • Vatandaşlık gerekleri yerine getirildiğinde, göçmenler Kanada’da en ...
  • ... devamı >>>

Ingiltere üniversitelerinde yüksek lisans ya da master programlarını tamamlamiş olan Internasyonel ogrenciler, Puana Dayali Sistem ( Point Based System) çercevesinde çalişma vizesine ( Post Study Worker ) basvurabilmektedirler.
Eğitim Sonrasi çalian ( Post Study Worker) kategorisi Ingiltere hukumetinin, eğitimlerini başariyla tamamlamiş, gerekli bilgi ve niteliklere sahip öğrencilere sunmuş oldugu müthiş bir fırsattir.
Point Based Sistem içeriginde başvurunuzu yapabilmek ve çalisma iznine sahip olabilmek için 95 puan almaniz gerekmektedir.

  • 20 puan Ingiltere egitim kurumundan almis oldugunuz sertifika ve diplomalar
  • 20 puan Ingiltere `de bir egitim kurumunda egitim almis oldugunuzu onaylayan belge
  • 20 puan eğitiminiz sirasinda sahip oldugunuz vise statusu
  • 15 puan kazandiğiniz ödüllerin ve diplomalarin tarihlerinin 12 ay süreyi geçmemiş olması
  • 10 puan Ingilizce dil seviyeniz
  • 10 puan maddi imkanınız

Tier 1 Post Study Workers Başvuru Formu ile birlikte gondermeniz gereken belgeler ise:

  • 2 pasaport ölcülerinde resim
  • Pasaportunuz
  • Sertifika ve ödüllerinizin orijinalleri
  • Ingiliz eğitim kurumundan orijinal belge
  • Maddi durumunuzu kanıtlayan banka hesap doukmanı.

Başvurular randevü alinarak birebir ya da posta ile ...

... devamı >>>

Access Study olarak her yıl oldugu gibi bu yil da fuar katılımlarına Eylül ayında Londra’da yapılan Study World ve Alphe ile basladik.. Öncelikle bilmeyenler için belirtmeliyim ki bu fuarlar, dünyanin degisik yerlerinde okul, kolej ve üniversiteler ile eğitim danışmanlığı konusunda hizmet veren acentalari bir araya getiren buluşma noktaları…Öğrencilere eğitim konusunda geniş ufuklar sunmanın profesyonel elleri..

Alphe yine basarili organizasyonu ve ardindan yılın EN’lerinin secildigi LTM Star Awards ile muhtesemdi.. Bu yıl yılın “EN İYİ ACENTASI” ödülünü alamadık ama büyümekte olan ACCESS STUDY önümüzdeki yıllarda eminiz ki her yerde gösterilen, anılan ilk isim olacak…

Study World yılların deneyimiyle genis bir acenta ve okul kitlesini yine bu yıl da bir araya getirmeyi basardi.. Ah bir de “coffee break” i daha uzun tutabilselerdi :-) Neyse ki burada gösterilen eksikligi verdikleri aksam yemegi davetleri ve de partilerle unutturuverdiler..
Yogun toplanti temposunun ardindan keyifle bir araya geldigimiz saatler de oldu anlasildigi üzere..

2010 yılında Türkiye pazarı olarak beklentilerimizi bildirirken, ...

... devamı >>>

İngiltere İçişleri Bakanlığı, puanlamaya dayalı uzun süreli öğrenci vizesi uygulamasına 31 Mart’ta başlayacağını, aylar öncesinden bildirmişti. Uygulamanın başlamasına sayılı günler kala, bakanlık online denetleme sistemi dışında kalan bütün hazırlıkların tamamlandığını duyurarak, konu ile ilgili hazırladığı yönetmeliği 9 Mart 2009 tarihinde resmen yayınladı.

Yayınlanan bu yönetmelik, İngiltere öğrenci vizesine başvuracak olanlara, okullara ve yurtdışı eğitim acentelerine rehber niteliği taşıyor.

İngiltere yeni öğrenci vizesinde neler değişecek?

Yeni vize sisteminde öğrenci maddi durumuna ve kayıt olduğu okula göre puan alacak. Maddi durum için öğrenciye en fazla 10 puan verilebilecek. Bu puanı alabilmesi için öğrencinin, İngiltere’de eğitim alacağı süre boyunca kendisine yetecek kadar parası olduğunu ispatlaması gerekecek. Öğrencinin kayıt olduğu okulun, İngiltere İçişleri Bakanlığı‘ndan lisanslı olması durumunda, öğrenciye 30 puan daha verilecek. Toplam 40 puan alamayan öğrenciye vize verilmeyecek.

Ancak, öğrenci 40 puan alsa dahi, öğrenciye vize verilmesi garanti değil. Vize memurunun, yeterli puanı alan öğrencinin, İngiltere’ye, gerçekten eğitim için gideceğine ikna olması, puanlamaya dayanan belgelerin sahte olmadığına inanması ve öğrencinin veya ...

... devamı >>>

Dil egitimi almak ya da kariyer yolculugunuzun ilk basamaklarini atmak uzere Londraya gitmek/gelmek niyetindeyseniz soyleyebilirim ki dogru adrestesiniz. Evet londrada dil egitimi alabilir, akademik egitiminizi tamamlayici kisa yada uzun donem sertifika yada diploma programlarina katilabilir yada Turkiyede almis oldugunuz egitiminiz uzerine master yada doktoranizi yapabilirsiniz. Egitim almayi arzu edeceginiz hemen hemen her konuda ilgi ve butcenize uygun bir okul bulabilirsiniz londra`da.

Evet Ingilterede ve ozellikle Londra`da yasam giderleri oldukca pahali ancak sunu soyleyebilirim ki Ingiliz hukumetinin ogrencilere vermis oldugu yasal olarak 20 saat calisma izniyle cok rahat part time is bulabilir, temel gunluk yasam giderlerinizi( konaklama, transport, yiyecek vb) karsilayabilirsiniz.

Londrada dunyanin belki de hicbiryerinde edinme firsati bulamayacagima inandigim tecrubeler edindigime inaniyorum. Dunyanin dort bir yanindan insanlarla tanismak, arkadaslar dinmek, farkli uluslarin kulturlerine, yasam bicimlerine tanik olmak, yeni tadlar kesfetmek ve her yeni bir gun yeni birseyler ogrenmek cok keyifli…

Sizlerin de bu keyifli yolculuga en kisa zamanda baslamaniz, ayni duygu ve dusunceleri paslasmaniz dilegiyle…

Ingiltere, 2009 Nisan ayından itibaren Parlamentonun da tedbir kapsamında onayını almayı umarak vize almasi gereken ülkelerin öğrencilerine yeni bir sistem getiriyor. Bu nedenle, aşağıda sizlere bilmeniz gereken önemli bilgileri sizlere sunuyoruz.

İlk olarak, bu yeni sistem nedir? “Genel Öğrenci Vizesi” adı altında İngiltere’de eğitim almak isteyen öğrenciler için gerekli olan bu vize, 20 puanın gerekli olacağı “Puan Bazli Sistemin (PBS) ” bir başlangıcıdır. “Genel Öğrenci Vizesi”, altı aydan daha uzun süreli İngiltere’ye gelmek isteyen öğrencilerin aldığı bir vizedir. Bu vize ayrıca öğrencilerin kalma sürelerini uzatmalarına ve de haftada 20 saat çalışma iznine imkân tanır. Yeni PBS, 2007 yılında yürürlüğe giren “Öğrenci ziyaretçi Vizesi “ ( ya da Çocuk Ziyaretçi Vizesi) üzerinden İngiltere’ye hala giriş yapabilen, 6 ay ya da daha az süreliğine İngiltere’ye gelen öğrencilere uygulanmaz. Öğrenciler İngiltere’deyken çalışamaz ya da kalış sürelerini uzatamazlar.

Yeni “PBS” sistemi kapsamında, yeterli para kaynağınızın belgelendirilmesi/ kanıtlanması size 10 puan kazandırırken, Eğitim Kabul Onayı ( ...

... devamı >>>

Avrupa birliği üyesi olmayan ülkelerin ögrencilerine 25 Kasım itibari ile Kimlik Karti uygulaması getirilmiştir. Bu yeni uygulama pasaportlarınızda bulunan ve vizenizin geçerliliğini gösteren pulun yerini alacaktır. Kimlik Kartı için sizden ekstra bir ücret talep edilmeyip var olan vize başvuru ücretine dahil edilmistir. Bu yeni uygulama ile Kimlik kartları pasportunuzda şimdiye kadar bulunmayan bir çok detayli bilgiyi içeriğinde bulunduracaktır.

Kimlik kartı prosedürü ilk olarak Avrupa üyesi olmayan öğrencilere ve evlilik vizesiyle ikamet eden kişilere uygulanacaktır. Şimdi, neden ilk olarak yabancİ öğreniclerin ekstra kimlik kartına tabi tutulduğunu sorabilirsiniz? Göçmen bürosu görevlileri öğrencilerin ve evlilik vizesi ile oturum alan kişilerin göçmenlik kurallarını ihlal edebilecek en tehlikeli iki gurup olarak göstermektedir. Ingiltere devletinin kimlik karti uygulamasını getirmesindeki ana sebep ulusal güvenliği göz önünde bulundurarak ülkede bulunan herkesin kimlik kartı taşıması ve bu bilgilerin Ulusal kimlik kayıtlarında tutulmasını amaçlamaktadır.

Kimlik kartları kredi kartı büyüklüğünde olup taşıyıcıların fotoğrafı, doğum tarihi, milliyeti, göçmenlik statüsü gibi bilgileri taşımakla birlikte biometrik ...

... devamı >>>

Brighton‘ı secmemde ki ilk etken güzel bir denize ve harika bir sahil boyuna sahip olması idi. Ancak Brighton’a geldiğim ilk andan ayrıldığım ana kadar farkettim ki güzel yanları sadece bunlarla sınırlı değilmiş. İlk olarak aile yanında kalmak isteyenleri sıcak aile ortamları bekliyor.

Trafigi cok rahat okula ulasmada hic bir sıkıntı olmuyor en uzak mesafeden bile sürekli otobüs bulanabiliniyor. Sosyal organizasyonlar için ögrencilerin bulabileceği her sey mevcut. Ve İngilterenin en güneyinde yer alması nedeni ile de iklimsel olarak hic bir sıkıntı yasamadım. Gece hayatı muhteşem. Brighton’nın yerli halkı acayip yardımseverler.

Ve son olarak Brighton’da kurulan arkadaslıklar unutulmaz ve en acık örneği Ekim ayında bizi ziyaret etmeye ve aynı zamanda tatile gelecek olan host family. İngilizceyi ögrenmem konusunda bana gercekten faydalı oldugunu düşündüğüm British Study Center’a cok tesekkürler. Ögretmemler her zaman anlayıslı ve yardımcı oldular. Mümkün olabileseydi cok ama cok uzun yıllar kalabilseydim Brighton’da..

İngiltere’de sertifika ya da diploma programlarından birine katılmak istiyorsanız, öncelikle seçeceğiniz okulun amaçlarınıza bağlı olarak diğer kurumlar tarafından tanınıp tanınmamasına dikkat etmelisiniz. Eğer ilerde aynı konuyla ilgili eğitiminize devam etmek gibi bir niyetiniz var ise alacağınız diplomanın hangi şartlarda ve ne tür okullarda geçerli olabileceğini araştırmalısınız ki, hem zamanınız hem de paranız boşuna gitmesin. Bu konuda net değilseniz, istediğiniz cevaplara ulaşamamışsanız, yapabileceğiniz en iyi şey, üniversitelere bağlı kolejlerin diploma ya da sertifika programlarına katılmanızdır. Nispeten biraz daha fazla ödemeniz gerekebilir ama elinize alacağınız diploma ya da sertifikanin kalitesinden emin olursunuz ve içinizde bir şüphe kalmaz. Benim önerim, öncelikle gideceğiniz okulun web sitesini, daha sonra seçmek istediğiniz bölümle ilgili bilgileri ve alacağınız sertifika veya diplomanın ne işinize yarayacağını iyice araştırmanız olacaktır. Bu dönemi atlattıktan sonra Brighton’da öğrenci olmanın tadına doyamazsınız zaten.

Ingilizce dil egitimi almaya karar verdigimde ilk aklima gelen yer Londra’idi. Ama daha once bu is icin Ingiltere’ye giden arkadaslarimin ve gorustugum acentalarin tavsiyesiyeleriyle Brighton’a gitmeye karar verdim. Brighton’da 6 ay kalarak dil kursuna devam ettim. Bu is icin Brighton cok iyi bir secimdi. Cunku hem her seyin merkezi Londra’ya yakin hem de Londra kadar kozmopolit degil. Dukkanlarda, cafelerde, kaldigim evde hep Brighton’un dogal atmosferinin sarmaladigi “sicak kanli” Ingilizler vardi. Bu nedenle de Brighton’da sadece kurs saatleriyle sinirli kalmayip her yerde Ingilizce ogrenmeye devam edebiliyorsunuz.

Ben bu deneyimi 28 yasinda yasadigim icin ilk baslarda kendimi biraz yalniz hissettim. Sinifta yaslari 13 ile 18 arasinda olan ogrenciler sinif disinda da sosyallesirken, ben bu konuda biraz zorlandim acikcasi. Ama yaz bitince siniflar benim yasimdaki ogrencilerle doldu, bu nedenle de Brighton’daki aylarimin ikinci yarisi daha da keyifliydi, kendi yasindaki insanlarla yapacak daha cok sey oluyor. Ama Brighton oyle guzel bi yer ki… Oranin en guzel mevsimi de yaz. ...

... devamı >>>

Doğrusunu söylemek gerekirse alabileceğin en keyifli ve zevkli eğitimi bulabileceğin yerlerden bir tanesi Brighton. Özellikle eğer dil eğitimi için geliyorsan ve de kısa süreli ise yaz aylarında tatil de yapabileceğin bir sahil şehri. Çok sayıda dil okulu ve iki de üniversite var Brighton da; o açıdan tam anlamıyla bir öğrenci şehri de diyebilirim.

Brighton a gelmeden önce nasıl bir yer olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu, arkadaşımın tavsiyesi üzerine Ingilizce öğrenme amacıyla geldim. Kısa bir süre içinde adapte olduktan sonra eğitimin yanında çok keyifli ve renkli bir yaşam tarzının olduğunun farkına vardım ve üç seneden beri Brighton’dayım. Dil eğitminden sonra Hove College de diploma programına katıldım. Yani diyebilirim ki burda geçirdiğim süre boyunca hep öğrenciydim ve de inanılmaz keyif aldım. Zamanın nasıl çabuk geçtiğini ifade etmem mümkün değil buraya geldiğinizde anlayacaksınız.

Tabi ki bu üç sene içinde her ne kadar önemsiz olsada sağlık problemlerim de olmadı değil. Sağlık ocağı diyebileceğimiz ve çok sayıda bulabileceğiniz “surgery“lere kaydınızı ...

... devamı >>>

İngiltere’de Türk mutfağında olduğu kadar çok çeşit mevcut değil. En meşhur yemeği “fish and chips”, yani una bulanarak kızartılmış balık ve patates kızartmasıdır. Fish and Chips’i ilk denediğimde gerçekten beğenmemiştim. Kızartma olduğu için çok yağlı ve açıkçası Türkiye’deki palamuttan sonra Cod balığı çok tatsız geliyor insana.

Benim favorim İngilizlerin geleneksel olarak özellikle pazar günleri öğle yemeği olarak yedikleri “Sunday Roast”, gerçekten çok lezzetli. Genel olarak et, patates ve sebzelerden oluşuyor. Üzerine et sosu dökülüyor. İsteğe bağlı olarak tavuk, inek, kuzu ya da domuz eti şeklinde ayrıca seçebilirsiniz. Pazar günleri herhangi bir “Pub“a gittiğinizde görürsünüz zaten hemen hemen herkes “Sunday Roast” yemeğe gelmiştir. Bence İngiltere’ye gelip de tatmadan gitmemeniz gereken çok önemli bir yemek.

İngilizlerin kahvaltısı da çok meşhurdur. Meşhur olduğu kadar lezzetlidir de. Ben gerçekten severek yiyorum. Ancak İngiliz kahvaltısının vazgeçilmez unsurlarından “bacon” yani domuz pastırması ve domuz etinden yapılmış sosis sizi endişelendirebilir. Eğer domuz eti yemiyor iseniz kahvaltı siparişi verirken vejeteryan kahvaltısı diye belirtmelisiniz ki ...

... devamı >>>

Yurtdışında dil eğitimi kararı vermek benim için hiç de kolay olmadı, çünkü yabancı bir ülkede bilmediğim insanların arasında olmak ve özellikle de çok az olan ingilizcemle iletişim zorluğu çekeceğimi düşünmek karar vermemi zorlaştırdı açıkçası. Ama buraya geldikten sonra gereksiz yere tedirgin olduğumu gördüm. Özellikle de farkli ülkelerden gelen benim gibi birçok kişi olduğunu görüp yalnız olmadığımı anlayınca daha bir rahatladım diyebilirim :-)

British Study Centres okulunda dil eğitimime başladığımda, beklentim bildiğimiz standartlarda ingilizce dil eğitimi alacağımdı. Ancak yanılmış olduğumu birkaç gün geçmeden anladım, çünkü dersler çok daha sıcak ve keyifli bir ortamda öğretmen öğrenci ilişkisinden farklı olarak arkadaşça ve sohbet havasında geçiyordu. En önemlisi ise özellikle sınıftaki herkesin aktif olarak katılmasına çalışılıyor. Ve sadece dil eğitimi değil, aynı zamanda yaşadığımız yeri yani Brighton‘ı tanıyabilmemiz, burdaki yaşama daha kolay ayak uydurabilmemiz için de çesitli aktiviteler de yapılıyor.

Derslerin arasındaki küçük sohbetler dışında haftada bir gün şehirde eğitim turları düzenleniyor ve şehir merkezinde bir bölge ...

... devamı >>>

Brighton Gey Festivali Avrupa’daki gey festivallerinin en büyüğü ünvanına sahiptir. Bu festivalin nasıl basladığı ve nasıl büyük ve önemli bir festival haline geldiğine şöyle bir göz atalım, ne dersiniz?

Brighton Gey Festivali’nin geçmişi1992 tarihine kadar uzanmaktadır. Sıradan bir öğleden sonra birkaç gey kadının ve erkeğin Level bölgesinde biraraya gelerek pankart açmalarıyla başlar. Başlangıçta şimdiki imajından farklı olarak politik amaç güttüğü söylenmektedir. Günümüz gey festivallerinde ise daha az politik amaç güdülmekle birlikte geylerin, lezbiyenlerin ve transeksuellerin kutlaması ve eğlencesi olmuştur.

1992`den bu yana Brighton Gey Festivali her yıl daha da büyüyerek Birlesik Krallıkların özgürce kutlanan en büyük gey festivali ününe sahip olmuştur. Gay Times and Bozy magazin dergileri tarafindan 2003 ve 2004 yıllarında “En Iyi Gey Festivali” seçilmiştir ve 2004 yılının ilk Brighton and Hove Business ödüllerinde “Yılın Muhteşem Organizasyonu” ünvanı verilmiştir. Her yaz Ağustos ayında düzenlenen karnaval havasında geçen gey festivali Brighton`un sahilinden başlayıp ve bütün şehri geçerek ünlü Preston Park`a kadar uzanır. ...

... devamı >>>

Bu soru Ingiltere`de sıklıkla sorulan sorulardan biridir, aslında hava durumu en çok konuşulan konuların başında gelir. Türkiye`den farklı olarak, ne kadar çok güneşli ve güzel bir hava dilerseniz dileyin, buradaki havaya hiçbir zaman güvenemezsiniz. Kaç kez Wimeldon tennis maçlarını seyrettiğinizde çim sahanın üstü yağmur sebebiyle kapatılmak durumunda kaldı?; ne demek istediğimi simdi anlıyorsunuz değil mi!

Her baharda arkadaşlar arasındaki sohbetlerimizde konuşuruz `umarım bu yaz bir önceki yazdan çok daha güzel geçer…` ve çoğu zaman sonuç hayal kırıklığı olmuştur. Belkide Ingiltere`de güzel ve güneşli bir havanın garantisinin olmaması sebebiyle farklı alanlarda yapabileceğimiz çeşitli aktiviteler bulabilmekteyiz. Güneşin parlamayıp bulutların arkasında saklandığı günlerde, evlerimizde oturup günümüzü sıkıcı ve mutsuz bir şekilde geçirmeyelim diye her zaman yapacak birşeyler bulmak durumundayız.

Ve, beklediğim ve soracağınızı düşündüğüm soru şu, ‘Bu yaz havalar nasıldı?’ Doğrusunu söylemem gerekirse, hiç de iyi değil! Mayıs ve Haziran ayları hiç fena değildi, ancak Temmuz ve Ağustos ayı hem ortalama sıcaklıklardan düşük hem de ummadığımız kadar yağışlı geçmesi sebebiyle ...

... devamı >>>

Festival zamanı!

12 May 08

Each year, the month of May in Brighton and Hove means one thing; the Brighton Festival! The Brighton Festival is the largest event of its kind in England. Now in its fifth decade, it has become one of the major milestones in the cultural calendar, bringing an international mix of exclusive events, world and UK premieres, special one-off commissions and endless hours of entertainment to the city by the sea.

As well as the main festival, which showcases a range of music, dance, theatre, and art shows, there’s also the more light hearted and fun Brighton Fringe Festival which hosts a range of more alternative, strange, wild and whacky shows, some of which have to be seen to be believed!

I’ve only been to one event this year so far, a Fringe event called Village Disco at the Spiegeltent which was basically a party with Fancy footwork, competitions, prizes, requests and dedications -combined ...

... devamı >>>